ÇOCUKLA İLETİŞİM KURMANIN YOLLARI;

KANDIRMA!

Çocuk vücut dilini yetişkinlerden daha iyi okur.

DOĞAL OL!

Gerçek bir sevgi ile yaklaşmazsan çocuk bunu fark eder.

DİKKATE AL! İLGİLEN! DİNLE! ANLA!

Çocuğun sorduğu soruya onu dikkate almadan öylesine cevap verirsen ya da o oyunlarını, duygularını, hayallerini anlatırken onun yüzüne bakarak dinlemezsen çocuk bunu fark eder ve sana bir daha aynı duygularla yaklaşmaz.

Çocuğun nelere ilgi duyduğunu anlamaya çalış ki okul dışında konuşacak konun olsun böylece anne-babayı sadece okul ve dersleri konuşuyorlar şeklinde algılayıp iletişim kurmaktan kaçmasını engellersin.

DİNLE! BÖLME! ANLA! TEKRARLA! HİSSET!

Dinlendiğini, önemsendiğini hissetmeyen çocuk seninle deneyimini, heyecanını paylaşmaz. Seninle gününün nasıl geçtiğini paylaşması için öncelikle dinlenmesi gerekir.

Çocuk bir konuda kaygı dile getiriyorsa, her şeyi bırakıp onu dinle ve konuşurken onu bölme, söylediklerine ilgi göster.
Onun bakış açısını anlamaya çalış. Cevap vermeden önce, onun sözünü bitirmesini bekle.

Senin onu doğru anladığından emin olması için, onun söylediklerini tekrarla.

Çocuğa dinlediğini ona hissettir.

KONUŞ! İLGİLEN! PAYLAŞ! BÖLME! SOR! İZİN VER!

Konuşmaya önce sen başla. Onunla ilgilendiğin mesajı verirsin.

Ama konuşmaya soru sormakla başlama!

Doğru soruyla karşılaşması gerekir. Bir konuda ne düşündüğünü paylaşmakla başla.

Sadece eksikliklerini, yapmadıklarını konuşma çünkü böyle konuşursan dinlemez ve o konuşurken sakın onu bölme.

Bırak kendini ifade etsin. Onun anlayacağı şekilde cevap ver.

Ne basit ne ağır konuş dilin onun yaşına uygun olsun.

USLUP!

Çocukla konuşmak, sadece eleştirmek, tehdit etmek, uzun nasihatler vermek ve ya duygularını incitmek değildir.
Konuşman cezalandırıcı bir dil olmasın.

Suçlamadan onun davranışından nasıl etkilendiğini aktar.

Konuşmana sert reaksiyon göstermek, kızgın tavırlı cevap vererek başlamak yerine konuşmanı Seni anlıyorum diyerek başlat.

Konuşurken kendi duygun yerine çocuğun duygularına odaklan.
Senden ne istediğini veya neye ihtiyacı olduğunu öğren.

Seninle konuşmasının amacı sadece onu dinlemen, ona fikir vermen, duygusuyla baş etmeye veya bir problem çözmeye yardım etmende olabilir.

KÜÇÜMSEME!

Kendi fikrini onun fikrini küçümsemeden belirt. Bir konuda farklı düşünmenin normal olabileceğini belirt.

TARTIŞMA!

Kim Haklı tartışmasına girmek yerine benimle aynı fikirde olmadığını biliyorum ama ben böyle düşünüyorum diye belirt.
 

TEŞVİK ET!

Çocuk deneyerek öğrenir. Tehlikesi olmadığı sürece onun seçimlerine karışma.

Her anlattığına müdahale edersen sana anlatmaz.

Çocuk onu rahatsız eden önemli bir şeyin küçük bir kısmını sana söyleyerek tepkini ölçmeye çalışabilir.

Ne söylediğini dikkatlice dinle ve sana açılmasını teşvik et.


TAKLİT ET!

Çocuk büyüklerini taklit eder.

Sen zor duygularla, kızgınlıkla ve bir sorunu çözmede nasıl davranıyorsan, o da senin gibi davranır.

Senin de onunla iletişim kurabilmek için aslında sadece onu taklit etmen yeterli.

ZAMAN AYIR! ETKİNLİK!

Çocukla konuşmak için ona zaman ayır ve en uygun zamanı yakala.

Mesela; (yatmadan önce, akşam yemeğinde, arabada onu bir yere götürürken) Böyle zamanlarda konuşma fırsatını kaçırma.

Her hafta, birebir aktivite yapacağın bir zaman belirle ve bunu değiştirme.

SON OLARAK!
Sessizliğinin altında başka problemler olabilir. 

Mesela; Çocuk depresyonda olabilir, farkına varmadığın korkuları olabilir, internette fazla zaman geçirip bu bir bağımlılığa dönüşmüş olabilir, Bilmeni istemediği, paylaşmaktan utandığı bir hatası veya problemi olabilir.

ONU CAN KULAĞI İLE DİNLE!

Yetişkinler, karşısındaki bir şey söylediğinde dolaylı mesajları çözer ve asıl kastedilenin ne olduğunu anlar.

Ters bir kelime bile olsa, asıl amacı fark edebilirler.

Ama çocuk, benmerkezci dönemde her şeyi kendisine yönelik algılar.

Aynı zamanda başkalarının da kendisi gibi gördüğünü zanneder.

Büyüdükleri zaman, öyle olmadığını anlarlar.

Çocuğun kişiliğini eleştirmeyen, davranışlarını çocuktan ayıran bir dil kullanman çok önemli.

“Beni çok yoruyorsun!” dersen,

Çocuk “Ben yorucuyum. Bende eksik, hatalı olan bir şey var” mesajı alır.

“Bazen çocuğun dediği olur, bazen anne babanın dediği”. Çocuğun ikisini de yaşamaya ihtiyacı var.

Kural da olacak, özgür de kalacak.

Bir tarafın kazanıp diğerinin kaybettiği güç ilişkisi değil,

Hem ebeveyn hem çocuğun kazandığı şefkat ve saygı odaklı kazan-kazan ilişkisi olmalı.

Çocuğun duygularını nasıl anlarsın? Etkin dinlemeyle.

İletişimin yüzde 80’i beden dili yüzde 20’si kelimelerdir.

Vücut dilin çok önemli. Onun göz seviyesine in ve temas et. Beden dilinle “seni anlıyorum, dinliyorum” diye belirt.

Ne? Ne zaman? Nerede? Nasıl? Neden? Kim? sorusundan kaçın.

Soru çocuğu konuşmaya teşvik etmez. Konuşmaktan soğutur.

Anahtar taktiği;

Bir şey söylemeden dinle. “Hım, hıhı” diyerek onayla. Kesinlikle sorgulama.

Papağan yöntemi;

“Anne, arkadaşlarım beni oynatmadılar” dediğinde, “Hım, arkadaşların seni oynatmadılar” olsun.

Kızgın olduğunu mu fark ettiniz? Kızgın mısın? Deme.

Seni doğru mu anladım? Gibi bir tahmin ifade et.

O anlatırken eleştirme.

Empatik, yargısız ve samimi olmak etkin dinlemenin ön koşulu.

Benim senin için yapabileceğim bir şey var mı? Teklifini götür. Netleşecek anlayacak ve çözecek. Evet, kendi çözecek.

Sen ona cümlelerinle yol göster ancak çözümü sunma.

İmkânsız bir çözüm buldu, “Hayır, olmaz” yerine “Aklına başka bir şey geliyor mu? Başka? Başka? diye belirt.

Bunları yapmak için ille de bir sorun olması, eve mutsuz gelmesi gerekmez.

Gizli sorularla onun neler yaptığını, neler hissettiğini öğrenebilirsin. Duygularını karşıla.

Unutma, her çocuk farklı.

Her çocuğun paylaşma zamanı da farklı.

Kimi okuldan gelir gelmez anlatır, kimi uykudan hemen önce. Yapman gereken çocuğun duygularını karşıla.

Ne zaman paylaşmayı çok seviyor?

Kimi çocuğa iyi geceler dersin, uyuyacak zannedersin seni odaya çağırır bir şey anlatır.

Kimi yemek zamanı anlatır.

Sen gözlemle. Ne zaman paylaşmak istiyor.

Yalnız kalmak istediğini söyledi. Odasına gitmek istedi. Peki de.

Gelip 5 dakika sonra seni almamı mı istersin yoksa kendin mi geleceksin?

Çocuklarda zaman kavramı yoktur.

Onun için dün, tüm geçmiştir. Yarın da tüm gelecek.

Net olmak, farklı şekilde söyle.

1 saat sonra yemek yiyeceğiz demen ona bir şey ifade etmez.

Duvar saatinize, 6’nın üzerine yemek fotoğrafı yapıştır.

8’de mi yatacak, oraya da uyku fotoğrafı yapıştır.

Çocuk baktığı zaman, saati anlamayacak ama neyin yaklaştığını bilecek.

İyi bir ebeveyn olmanın şartı? Sürekli tekrarla, pratik yap, ipuçları bul, dene, içgüdülerinle hareket et.

EBEVEYN YAKLAŞIMLARI; Otoriter, Katılımcı, Özgürlükçü.

Üçünü harmanla. Kurallar da olacak, çocuk özgür de olacak.

Neyi nasıl söylediğin çok önemli.

Mesajlar net olacak, satır aralarına gizleme.

Dinlerken sorgulama. Tamamen ona konsantre ol.

Çözümü verme, konuşarak kendisinin bulmasına alan aç.

Onun duygularını anla.

Buz dağının görünmeyen kısmını görmeye çalış.

Çocuk bize inat yapmaz.

Çocuk anne babasına şimdi sizi üzeceğim diye düşünerek kötü davranmaz.

Sen yaramazsın. Bak yine ne yaptın. Yaptığını beğendin mi? gibi cümleler asla telaffuz etme.

Sözün çocuğun kendisine değil davranışına yönelik olsun.

Yetişkinliğe resmi geçiş yaşı 18 ama psikolojisi açısından 23’dür.

 

Sevgi ile kalın…

Levent VARLIK